Lazer Epilasyon istenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yoludur.Lazer Epilasyon’da kullanılan lazer ışığının dalga boyu melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir.Soğutma sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ısısı cilde zarar vermeden doğrudan kıl kökünü yok eden ısıya dönüşür.

IPL E-LIHGT Epilasyon sistemiyle gelişmiş ayar mekanizmaları sayesinde en etkili ve en güvenli doz seçilebilir, -13⁰ (derece) soğutma sistemi sayesinde acıyı en aza indirmektedir. Bu sayede hızlı ve konforlu bir epilasyon sağlanır.

 

LAZERLERİN TARİHÇESİ

Lazerlerin icadı için gerekli olan bilimsel prensiplerin çoğu 19. ve 20. yüzyıl başlarında ortaya konmuştur. 1864’te Maxwell tarafından dalga teorisinin,1905’te Planck tarafından kuantum teorisinin tanımlarının yapılaması ve 1913’te Bohr tarafından ortaya atılan atomik yapı bu teknolojinin ileride geliştirilmesi için yolu açmıştır.

Lazerlerin gerçek babası, 1917’de kuantum teorisi hakkında yazdığı bir makalenin üzerine teori geliştiren Einstein’dır. 1955’te Gordon tarafından Maser’lerin ve 1960 yılında ise Maiman tarafından Lazerlerin geliştirilmesinden sonra Einstein’ın teorileri pratiğe geçirilmiş oldu.Maiman’in parlak kırmızı dalga boyu ile yaptığı ilk çalışma birkaç yıl içinde yeni lazerlerin ortaya çıkmasını sağladı.Bu lazerler ortaya çıktıkları andan itibaren dermatolojik sistemler olarak kullanılmışlardır.

 

LAZER IŞIĞI İLE GÜN IŞIĞI ‘NIN KARŞILAŞTIRILMASI

Lazer özel bir ışık türünü yayan bir aygıttır.Bu ışık özeldir çünkü tek bir dalga boyunda ışık dalgalarından oluşur ve tüm dalgalar birbirini güçlendirir(ağır bir sörfün birçok küçük dalga yerine büyük dalgalarla kıyıya vurması gibi). Aynı zamanda dalgaların birbirini güçlendirdiği hizalanmış ışık olarak adlandırılır.

Normal gün ışığı hizalanmış ışık değildir ve maviden (400nm) kırmızıya (750nm uzunluk olarak) gökkuşağının tüm renklerini içeren farklı dalga boylarından oluşmaktadır.Budapeşte Üniversitesinden Prof. Mester ışığın hücreler üzerindeki fonksiyonunu açıklayabilmek için hayvan ve insan hücreleriyle birçok deney yapmıştır.Monokromatik ışık DNA’yı etkileyerek, ışık gören bölgede lipoproteinlerin kullanılmasını sağlar böylelikle hücre daha iyi fonksiyon gösterip kolajen ve elastin üretir.

Dr. Mester’in deneylerine göre ışığın hizalanmış olması değil monokromatik olması hücrelerin üzerinde daha fazla olumlu etki yapmaktadır.Prof. Mester’in çalışmalarından sonra şirketler Düşük Düzey Lazer Terapi cihazları üretmeye başlamışlardır. Yapılan deneyler bu monokromatik ışığın, hücrelerin biyolojik fonksiyonları üzerinde önemli derecede olumlu etkisi olduğunu göstermiştir.

 

LAZER NEDİR?

İKİ TÜR LAZER VARDIR: Yüksek Güç veya “Sıcak Lazer” ve Düşük Güç veya “Soğuk Lazerler”. Bir makinanın sıcak veya soğuk olduğunu tayin eden şey o makinadan çıkan ısı miktarıdır.

Sıcak lazerler termal (ısı) değişikliklerine neden olur ve dokulara zarar verir. Yalnızca tıbbi alanda kullanılmaktadırlar. Soğuk lazerler ise dokularda ısı değişikliklerine neden olmadığından kullanılmalarına izin verilmiş, estetisyenler tarafından güzellik salonlarında ve sağlık merkezlerinde kullanılmak üzere son yıllarda ABD FDA’dan onay almıştır.

Günümüzde “Soğuk Lazer” bazen Düşük Düzey Lazer Terapi (DDLT) veya Düşük Işık Lazer Terapi olarak adlandırılmaktadır. Bazı doktorlar bunu “Soğuk Işın Terapisi” olarakda adlandırmaktadırlar. Diğer yanda düşük güç lazer veya düşük düzey lazerde,çıkış gücü düşüktür ve dokulardaki hidrojen bağlarına zarar vermez,fotokimya etkisinin dışında herhangi bir değişikliğe neden olmaz.

 

KOZMETİKTE LAZERİN KULLANIMI

Belirleyici olan bir unsur da uygulanan enerjinin yoğunluğudur. Lazer iki kategoriye ayrılır:Yüksek enerji lazer-power lazer ve daha ddüşük seviyeli lazer yada soft lazer.

Power lazerler öncelikle tıpta; özellikle göz hastalıklarında,damar operasyonlarında kullanılır. Ayrıca idrar yolu taşlarının parçalanması ve flamentözlerin(kapiller damar rahatsızlığı) tedavisinde de kullanılır.Soft lazerin enerji gücü 100Mw/cm² den daha düşüktür.u tür lazerler tıpta,kozmetikte ve ayak bakımında kullanılır.

 

LAZER EPİLASYON SAĞLIK AÇISINDAN ZARARLI MIDIR?

Hayır. Çünkü Lazer non-iyonize (iyonize olmayan) enerjidir.Bu da hücre mutasyonunu etkilemediğinin göstergesidir.Lazer Epilasyon’da kullanılan tüm lazer tipleri yalnızca kıl foliküllerini (kılın kök hücrelerini) hedefler.

 

KAÇ SEANS LAZER EPİLASYON UYGULAMAK GEREKİR?

Lazer ışığı anajen(aktif) aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir.Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar.Dolayısıyla telojen(pasif) kökler,aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir.Kalıcı bir çözüm ancak birkaç lazer epilasyon seansından sonra elde edilir.Kılların kalınlığı ve yoğunluğu her vücutta farklı olduğu için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir,kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişmektedir.Ortalama olarak çoğunlukla 8-10 lazer epilasyon seansı yeterli olmaktadır.Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipine göre doz seçimi yapılır.Bu sayede kıl köklerine etki edecek ama cilde zarar vermeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır.Herkesin vücut yapısı ve hormonal seviyeleri,cilt tipi farklı olduğu için lazer epilasyonda sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişir.Seanslar kılların anajen (büyüme) safhasında yakalamaya uygun sürelerde tekrarlanır.